Türkiye Down Sendromu Derneği olarak, 05 Eylül 2025 tarihli Millî Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerin başta Down sendromlu bireyler olmak üzere, farklı gelişim gösteren tüm öğrencilerin eğitim hakkını doğrudan etkileyen, akademik ve pedagojik temelden uzak ve ayrımcılık riski taşıyan hükümler içerdiğinden kapsayıcılık ve fırsat eşitliği ilkelerini zedeleyen düzenlemelere karşı Danıştay’da iptal davası açtık.
Biz bu davanın yalnızca hukuki bir başvuru değil, aynı zamanda tüm çocuklar için nitelikli ve erişilebilir eğitim hakkının savunusu olduğuna inanıyoruz.
Yönetmelikteki önemli değişiklik, kapsayıcı eğitim ilkesine açıkça aykırı olarak, özel okullarda (kamuoyunda bilinen adıyla kolejlerde) öğrencilerin ilkokula “süreç odaklı değerlendirme”, ortaokul ve liseye ise “sınav” yoluyla kabul edilmesine imkân tanıyan hükümlerdi.
“Süreç odaklı değerlendirme”, öğrencinin öğrenme sürecini izlemek ve destek gereksinimlerini belirlemek için kullanılan pedagojik bir araçtır; hiçbir şekilde öğrencinin okula kabul edilip edilmeyeceğini belirleyen bir eleme ölçütü haline getirilemez. Bu yöntemi bir kayıt aracı olarak kullanmak, eğitim bilimi açısından geçersizdir ve çocukları gelişimsel farklılıkları nedeniyle hem doğrudan hem de dolaylı biçimde dışlayan bir uygulamaya dönüşür.
Benzer şekilde, ortaokul ve liselere sınavla öğrenci kabulü, sadece akademik performansı merkeze alarak farklı öğrenme profillerine sahip öğrencileri sistematik biçimde geriye itmektedir. Bu düzenlemeler, başta Down sendromlu öğrenciler olmak üzere öğrenme güçlüğü yaşayan, otizm spektrumununda yer alan veya farklı gelişim gösteren öğrencilerin eğitim hakkını fiilen kısıtlamakta; eğitimi bir hak olmaktan çıkarıp bir seçme yarışına dönüştürmektedir.
İlkokul, ortaokul ve lise kayıtlarında resmî okullarda öngörülmeyen süreçlerin özel okullarda uygulanmasına izin verilmesi Anayasa’nın 174. maddesi ile koruma altına alınmış Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile tesis edilen eğitimde birlik ilkesine açıkça aykırıdır. Aynı yaş ve eğitim kademesindeki çocukların resmî ve özel okul ayrımı temelinde öğrenme biçimleri göz ardı edilerek, farklı ve ayrıştırıcı kayıt rejimlerine tabi tutulması, eğitimde fırsat eşitliği ve kamusal sorumluluk anlayışını zedelemekte; eğitimi ortak bir hak alanı olmaktan çıkarıp parçalı ve ayrıcalıklı bir yapıya sürüklemektedir.
Biz bu anlayışın karşısındayız.
Kapsayıcı eğitim, çocukların birbirinden farklı öğrenme biçimlerinin, güçlü ve destek gerektiren yönlerinin tanındığı bir sistemdir. Hiçbir çocuk, bir form, bir test ya da kısa süreli gözleme dayalı değerlendirme sonucu okuldan geri çevrilmemelidir.
Eğitimde amaç uygun öğrenciyi seçmek değil, her öğrenci için uygun ortamı yaratmaktır.
Türkiye Down Sendromu Derneği olarak, eğitimin nitelik, eşitlik ve insan hakları temelli yürütülmesi için haklı davamızın ve taleplerimizin arkasındayız. Çocukların potansiyellerini gerçekleştirmelerini engelleyen her düzenlemeye karşı duruyor, eğitim sisteminin kapsayıcı, adil ve bilimsel temelli olmasını savunuyoruz.
Bu nedenle, sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini ve eğitim alanında çalışan tüm kurumları bu süreçte dayanışmaya çağırıyoruz. Kayıt süreçlerinde ve eğitim uygulamalarında ortaya çıkabilecek ayrımcı uygulamaları izlemek, sahadan veriler paylaşmak ve kamuoyunu bilgilendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Nitelikli kapsayıcı eğitim yalnızca özel gereksinimli çocukların değil, tüm çocukların bir arada öğrenebilmesinin temelidir. Biz, her çocuğun nitelikli eğitime eşit koşullarda erişebileceği bir Türkiye için bu mücadelenin savunucusuyuz.
Özetle eğitimde akademik performansı tek ölçüt haline getiren ve farklı öğrenme profiline sahip öğrencileri dışarı iten düzenlemeler, bizler için kabul edilemez niteliktedir. Bu düzenlemeler, özel gereksinimli öğrenciler başta olmak üzere pek çok çocuğun kapsayıcı eğitim hakkını zedelemektedir. Türkiye Down Sendromu Derneği olarak; kapsayıcı, nitelikli ve eşitlikçi eğitim hakkının sonuna kadar savunucusuyuz. Tüm sivil toplum kuruluşlarını, meslek örgütlerini ve eğitim kurumlarını, kapsayıcı eğitimi birlikte savunmak için dayanışmaya davet ediyoruz.
Birlikte güçlü, birlikte etkiliyiz.